ARAMA SONUÇLARI

GALERIES LAFAYETTE İSTANBUL

Effect PR - 26-mai-2017 16:27:12
Demsa Group işbirliği ile kapılarını Emaar Square Mall’da açan dünyaca ünlü Galeries Lafayette, açılışa özel bir davetle ünlü isimleri ağırladı. Demet Sabacı Çetindoğan ve Cengiz Çetindoğan ev sahipliğindeki yemeğe; Fransa’nın Türkiye Büyükelçisi Charles Fries, Fransa Türkiye Başkonsolosu Bertrand Buchwalter, Galeries Lafayette ailesi, Sabancı ailesi, iş & cemiyet hayatının önemli isimleri ve basın davetlileri katılım gösterdi. Sabancı ailesinden Arzu Sabancı, Neslihan Sabancı, Yalçın Sabancı, Cevdet Çetindoğan, Ömer Sabancı, Hacı Sabancı ve Hakan Sabancı’nın katıldığı davette Galeries Lafayette ailesi de yer aldı. Philippe Houze, Nicholas Houze, Olivier Bron ve Yassine Dinnari markanın asırlaşmış hikayesini davetlilerle paylaştı. Kargalar Kafeste grubuyla müzik ve yemeğin birleştiği davet ile İstanbul’da Fransız esintileri hissedildi. Markanın simgesi haline gelen görkemli kubbenin altında gerçekleşen davet davetlilere ışıltı bir gece yaşatırken, dev Eyfel kulesinin süslediği kapı ve Paris sokağı konsepti büyük beğeni topladı. Sokak sanatçıları, pandomim & jonklör sanatçıları, özel tasarlanan kafeler ve patiseri, çiçekçiler ile Paris, Galeries Lafayette İstanbul’a taşındı. Galeries Lafayette İstanbul Hakkında:   Türkiye pazarına girmesi merakla beklenen, Fransız perakende zinciri Galeries Lafayette, kapılarını Mayıs ayında açtı.  Paris’in dünyaca ünlü çok katlı mağazası Galeries Lafayette, Çamlıca’da konumlanan Emaar Square Mall’da, 9.500m2’lik bir alanda, ulaşılabilir lüks segmentte hizmet veriyor. Avrupa pazar lideri olan Galeries Lafayette, tüm dünyada en fazla ziyaret edilen çok katlı mağazaların başında geliyor. Lüks perakende sektörünün önde gelen temsilcilerinden Demsa Group işbirliğiyle, Türkiye pazarına giren Galeries Lafayette, Fransa’daki 57 mağazasının dışında Berlin, Pekin, Jakarta, Dubai’den sonra yurtdışındaki 5. mağazası için İstanbul’u tercih etti. Galeries Lafayette İstanbul’da, moda dünyasının en prestijli markaları dev bir alana yayılıyor. Kadın, Erkek, Aksesuar, Kids, Home, Kozmetik departmanlarının yanı sıra iç çamaşırı ve   evening wear departmanları ile 3 kata yayılarak 400’den fazla markayı yerli ve yabancı müşteri ile buluşturuyor.  

Fransa, Türk yatırımcıları bekliyor

LAVIGNE Cecile - 20-oct.-2016 13:41:44
Fransa, Türk yatırımcıları bekliyor Invest in France etkinliğinde Türk şirketlerini Fransa’ya davet eden Business France Türkiye Ülke Müdürü Pascal Lecamp, “Fransa’da özellikle lojistik, otomotiv, gıda ve inşaat sektörüne ilgi gösteren Türk şirketleri, binin üzerinde kişiye istihdam sağlayarak, ekonomimize yaklaşık 150 milyon euroluk bir katkı sağlıyorlar. Sağladığımız avantajlar ile Türk yatırımcılarını Fransa’ya daha fazla yatırım yapmaya davet ediyoruz” dedi. Türkiye ve Fransa arasındaki mevcut ticari ilişkilerin güçlendirilmesi ve özellikle Fransa’da yatırım yapmak isteyen Türk şirketlerinin bilgilendirilmesi amacıyla dün, Fransız Sarayı’nda düzenlenen etkinliğe Fransa’dan ve Türkiye’den uzmanlar ile konuk bir çok firma katıldı. ’Invest in France’ etkinliğinde Fransa’daki Türk yatırımcıların başarı hikayeleri ile ticari deneyimleri paylaşıldı. Fransa’da özellikle lojistik, hazır giyim ve inşaat sektörüne ilgi gösteren Türk yatırımcılar, binden fazla kişiye sağladığı istihdamın yanı sıra Fransız ekonomisine yaklaşık 150 milyon euroluk bir katkı sağlıyor. Aralarında Beko, Otokar, Ekol Lojistik, Yıldız Holding, Yıldırım Holding gibi Türkiye’nin önde gelen şirketlerinin Fransa’da gıda, ev elektroniği, beyaz eşya, hava taşımacılığı ve lojistik alanında yatırımları bulunuyor. "20 bin yabancı yatırımcı 2 milyon istihdam sağlıyor" Etkinliğinin açılış konuşmasını yapan Fransa’nın Türkiye Büyükelçisi Charles Fries, Fransa’da Türk yatırımcıları daha fazla görmek istediklerini belirtirken, Türk yatırımcılarının dinamik olduğunu ve yeni pazarlar aradığını kaydetti. Fransa ile Türkiye arasındaki ilişkilerin tarihsel bir sürece uzandığını söyleyen Charles Fries, “Ben Fransa’nın 86. Türkiye Büyükelçisiyim ilişkilerimiz çok eski ve köklü. Türkiye Fransa’nın en büyük müşterilerinden buna karşılık Fransa da Türkiye’de en çok yatırım yapan altıncı ülke. 600 bin Türk Fransa’da yaşıyor bunların yaklaşık yarısı çifte vatandaş. Ekonomik açıdan Türkiye Fransa’nın iş ortağıdır. Bugün iki ülke arasındaki ticaret hacmi 14 milyar euro ama hedefimiz 20 milyar euroya ulaşmak. Daha yapacak çok işimiz var” dedi. Türkiye’de 500 Fransız şirketi olduğuna dikkat çeken Charles Fries, “Buna karşılık Fransa’da 100 civarında Türk şirket var ve yaklaşık bin kişiye istihdam sağlıyorlar. Buna karşılık Fransız yatırımcıların Türkiye’de sağladığı istihdam çok daha fazla, bunu eşitlememiz gerekiyor. Daha önce de belirtiğim gibi Fransa, Türkiye’deki yatırımcılar arasında altıncı sırada fakat Türkiye, Fransa’da yabancı yatırımlar sıralamasında 29’uncu sırada yer alıyor. Ticari ilişkilerde bir denge kurabilmek üzere daha fazla Türk yatırımcısını ülkemize davet etmek istiyoruz” dedi. Fransa’da 20 bin yabancı şirket olduğunu belirten Charles Fries, bunların toplam 2 milyon kişiye istihdam sağladıklarını söyledi. Charles Fries, “Her hafta 19 yabancı yatırımcı Fransa’yı tercih ediyor. Kozmetik, moda ve peyni "Avrupa’nın üçüncü en büyük ekonomisi" Toplantıda konuşan Business France Türkiye Ülke Müdürü Pascal Lecamp ise Fransa’nın yatırımcılara sunduğu fırsatlardan söz etti. Lecamp, “Sahip olduğu güçlü sanayi altyapısı, farklı konulardaki üretim uzmanlığı, yüksek verimli işgücü ve girişimcilere sunduğu fırsatlar ile Fransa, uluslararası yatırımcılar için olduğu kadar Türk yatırımcıların da ilgi gösterdiği çok cazip bir pazar. Özellikle ürün, hizmet ve işgücü konularında hayata geçirilen reformlar ile birlikte firma karlılıklarının 2017 yılında üç haneli rakamlara ulaşmasını bekliyoruz” dedi. Fransa’da özellikle lojistik, otomotiv, gıda ve inşaat sektörünün Türk yatırımcıların ilgi gösterdikleri sektörlerin başında geldiğini belirten Pascal Lecamp, Türkiye’nin önde gelen gıda, ev elektroniği ve beyaz eşya üreticisi şirket ile ve hava taşımacılığı şirketlerinin Fransa’da yatırımları bulunduğuna dikkat çekti. Fransa’nın yatırımcılar için neden cazip bir ülke olduğunu özetleyen Pascal Lecamp, “Fransa AB’deki üçüncü en büyük ekonomiye sahip. Dünyanın altıncı en büyük ürün ve dördüncü en büyük hizmet ihracatçısı konumundayız. Küresel çapta lider 500 şirketin 31’i Fransız. Bunların yanı sıra 66 milyon nüfusu ile Avrupa’nın ikinci en büyük pazarı durumundayız ve Avrupa’nın nüfusu en çok artan ülkesiyiz” ifadelerini kullandı. Fransa’nın Eurostat verilerine göre Avrupa’nın en geniş karayolu ağına ve dünyaca tanınmış havalimanlarına sahip bir ülke olduğunu belirten Pascal Lecamp, “Avrupa’nın lojistik alanında en fazla Doğrudan Yabancı Yatırım çeken ülkesi olan Fransa, yük ve yolcu açısından da aynı zamanda Avrupa’nın en büyük ikinci havalimanına sahip” dedi. "İş gücü ve üretim maliyetleri oldukça rekabetçi" Fransa’da düşük maliyetle şirket kurmanın da mümkün olduğuna dikkat çeken Pascal Lecamp, “İtalya, Japonya, ABD, Almanya’ya göre Fransa’da şirket kurma ve işletme maliyetleri daha düşük. İş gücü maliyetleri açısından da rekabetçi bir piyasaya sahip olduklarını açıklayan Pascal Lecamp, “Fransa’daki işgücü maliyeti Japonya, Amerika ve Almanya’dan daha düşük. Üretim maliyetleri açısından da yatırımcılara büyük avantajlar sağlandığını kaydeden Pascal Lecamp, “İstihdamda Rekabet Edebilirlik Vergisi Kredisi (CICE) ile Sorumluluk ve Dayanışma Paktı, 2015 yılında, şirketler için üretim maliyetlerinin 40 milyar euro düşmesini sağladı. Bu katkı 2020 yılına kadar 500 bin istihdam oluşmasına imkan sağlayacak” ifadelerini kullandı. "Fransa inovasyon ülkesi" Ar-Ge konusunda dünyanın en düşük kurumsal vergi oranına sahip ülkesinin Fransa olduğunu vurgulayan Lecamp, "Fransa, inovatif şirketlere Ar-Ge teşvikleri konusunda da büyük imkanlar sunuyor. Fransa 100 milyon avroya kadar yıllık Ar-Ge harcamalarının yüzde 30’una vergi muafiyeti uyguluyor. Ayrıca, yabancı girişimciler için geliştirilen “Fransız Teknoloji Bileti (French Tech Ticket)” ile nakit fon ve şirket kurulumu için gereken işlemler konusunda da destek veriyor" dedi. "Paris geleceğin finans merkezi yolunda ilerliyor" Paris’in geleceğin finans merkezi olma yolunda hızla ilerlediğini de söyleyen Pascal Lecamp, Fransa’da GSYİH’nin yüzde 4’ünü oluşturan finans sektörünün 1 milyon 200 bin kişiye istihdam sağladığını, sadece Paris bölgesinde en büyük üçüncü sektör olan finansın Fransa ekonomisinde önemli bir rol üstlendiğini belirtti. Pascal Lecamp, sözlerini şöyle sürdürdü: “Avrupa’nın 10 en büyük bankasından 4’ü Fransız bankasıdır, bunların 2’si ve ilk üçte yer alır. Özellikle Paris finans piyasası girişim sermayesi kuruluşları ve kitlesel fonlar da dahil olmak üzere KOBİ’lerin finansmanı için yeni yöntem arayışı içinde. 2015 yılı Paris için çekirdek sermaye bulma yolunda diğer Avrupa kentlerinin önüne geçtiği bir yıl oldu. Paris, 126 bin kişinin çalıştığı 500’den fazla uluslararası şirkete, bankaya, sigorta ve finans şirketine ev sahipliği yapıyor. Bugün itibariyle yabancı yatırımcı 90 milyar avro değerinde Fransız varlığına yatırım yapmış durumda. Yaklaşık 2 milyar avro işlem hacmiyle Fransa, İngiltere’nin ardından Avrupa’nın ikinci en büyük risk sermayesi pazarı olmuştur”. "Londra, Avrupa’nın finans merkezi konumunu kaybedebilir" Fransız Ekonomi Müsteşar Yardımcısı Olivier Redoules de yaptığı konuşmada Brexit sonrası Avrupa’nın finans merkezi olan Londra’nın durumu ile ilgili açıklamalarda bulundu. Londra’nın dünyanın en önemli finans merkezlerinden olduğunu söyleyen Redoules, Brexit sonrası karmaşık bir durumun ortaya çıktığını belirtti. Londra merkezli finans kuruluşlarının AB içindeki eski avantajlarını kaybedeceğini belirten Redoules, "İngiltere, grönland veya İzlanda değil dolayısıyla Birlik için büyük bir kayıp fakat zaman içerisinde bu durum ile ilgili alınan önlemler, yaşanan olumsuzlukların üstesinden gelecektir. Londara’daki finans faaliyetlerinin bir kısmının birlik ülkelerine kayacağını düşünüyoruz" ifadelerini kullandı. "Vergiler yabancı yatırımcılar için daha düşük" Dentons Europe’den Avukat Ayşegül Yavuz ise Fransa’da yatırım stratejileri ile ilgili sunumunda kendisinin uzmanlığının vergi mevzuatı olduğunu belirterek, "Fransa yatırımcılar için vergi mevzuatında bir çok yenilik yaptı ve yapmaya devam ediyor. Bu gelişmelerin takip edilmesi yatırımcılar için yeni fırsatlar doğurabilir. Fransa’nın vergi konusunda zor bir ülke olduğu imajı aslında çok doğru değil" dedi. Yavuz, yabancı şirketler için vergilerin düşük olduğunu belirterek "Fransa’nın en büyük 40 şirketinin yabancı veya yabancı ortaklı olması bunun kanıtı" ifadelerini kullandı.  

BATIMAT – 02-06 Kasim 2015 – PARIS NORD VILLEPINTE (Parc des Expositions)

LAVIGNE Cecile - 10-août-2015 11:56:04
BATIMAT – 02-06 Kasim 2015 – PARIS NORD VILLEPINTE (Parc des Expositions) Yapı sektöründe dünyada yükselen bir değer olarak öne çıkan BATIMAT Uluslararası İnşaat Endüstrisi Fuarı, 2 yıl aradan sonra Yapı ve İnşaat dünyasını tekrar bir araya getiriyor. 02-06 Kasım tarihleri arasında Paris Nord Villepinte Parc des Expositions fuar alanında gerçekleşecek olan bu büyük buluşma tüm dünyadan yoğun ilgi görüyor. Yapı ve inşaat sektörünün son ürün ve hizmetlerini sergileme ve takip etme olanağı sunan BATIMAT fuarı 2013 yılında toplam 2 600 katılımcı firmaya ve 52 ülkeden toplam 354 000 ziyaretçiye ev sahipliği etmişti. Fuar ile ilgili detaylı bilgi edinmek için www.batimat.com web sitesini ziyaret edebilir veya Cécile LAVIGNE ile irtibata geçebilirsiniz.   Cécile LAVIGNE Tel : +90(212) 393 03 10   cecile.lavigne@businessfrance.fr                           SİZİ BEKLİYORUZ                                   200DEN FAZLA İNOVASYONUN SUNULMASI               GELECEĞİN YAPI ALANI                         2.600DEN FAZLA KATILIMCI               200 KONFERANS VE GÖSTERİ                                        

SILVER ECONOMY

Aysel ÇERKEZ - 24-nov.-2014 08:28:41
Silver Lining in French Economy France’s Silver Economy is turning into a precious commodity, growing at 4% during the past few years and projected to create 300,000 jobs by 2020. The high value resource behind the silver economy is expected to grow healthily, providing an abundant market for French and foreign business. However, the most shocking element of this market is that it has nothing to do with metals.   Products for consumers over the age of 65 In fact the silver economy is a term that refers to the economy that produces products for consumers over the age of 65, who require services tailored to their specific tastes and needs, from accommodation to health and leisure.   According to demographic projections, 23 million French people or simply one third of the population will be over 65 by 2030. Many other European and Western countries are experiencing similar developments in their demographics and their retirees are searching for communities across the continents that are very specific. Furthermore, wealthy retirees from Eastern countries are also looking for lifestyles with a certain quality that they may not be able to find so readily back home.   In France : a focus on health and quality of living Amina Sambou, project manager of the Silver Economy at Ubifrance, is confident that France can excel in servicing the domestic and foreign market: “in France, we have a focus on health and quality of living which has already created a market with a strong infrastructure for retirees who are interested in quality of living.” Therefore it is not a surprise that French companies are experiencing interest from consumers in countries like Japan, South Korea, and China who, according to Mrs. Sambou, are “interested in the French way of ageing.”   New French companies are already popping up in anticipation of vast opportunities in the next decade. Silver Valley is the French answer of California’s Silicon Valley, combining technology and location to create a future for the Silver Economy. Less than 10 kilometers from Paris, this collaboration of French businesses will create a nexus for all sides of the market: research facilities for innovation partners, a business park for product and service oriented businesses, and attractive real state for retirees.   The older market segments will become more relevant for all businesses in the next decade Demographics, such as longer life expectancy, decrease in birthrate and retirement of the ‘baby boomer’ generation are certainly reasons why the older market segments will become more relevant for all businesses in the next decade. However, this is not the only reason why businesses need to stay ahead of the market: seniors in France represent 43% of income, 60% of real estate and 72% of financial investments. Therefore, it’s not just the size of the market but also its focus on high value products, which make it a priority for all business strategists. The French organization in this market is unparalleled.   Six French regions have been chosen to lead the Silver Economy in France Six French regions have been chosen to lead the Silver Economy in France, with each producing its own nexus similar to that of Silver Valley. Another example is Toulouse’s aptly named campaign “So Toulouse.” The 4 th city in France has been recently made famous for being recession proof – a beacon of private sector growth in France over the last decade. Part of the success of this city and region has been its focus on education and technological innovation. This has translated into smart services for seniors, including smart homes, e-health services, and a hospital solely dedicated to the elderly. Also, the region’s status as the 2 nd most popular agro food region in France does not hurt its already fantastic pitch.   So far it seems that a large part of the French know-how has to do with elements rooted in France itself. However, much of the French advantage is exportable, and French companies have been finding successes in such events as last June’s Silver Economy connection in Atlanta.   Two pilot programs with two large senior living and homecare organizations… Sandrine Sauvage-Mack, Senior Trade Advisor at Ubifrance, recounts how the French multi product and service conglomerate La Valeriane was able to secure two pilot programs with two large senior living and homecare organizations: “After a great first impression with Leading Age, the American Federation for the ageing populations, they were certain to add more pilots and clinical trials with American universities and research centers.” Ubifrance, the French agency for export promotion with 80 offices over seas , will continue promote French companies at events dedicated to the French Silver Economy abroad and at home.   Clic here for more information about French companies http://www.ubifrance.com/french-exporters-directory/search.aspx   Or contact The French Trade Commission UBIFRANCE in your country.

Fransız markalar Türk ortak arıyor

Filiz TURAN - 12-juin-2014 14:13:54
Bazıları köklü geçmişlere sahip olan, bazıları ise nispeten daha yeni kurulmuş olan, çoğu moda sektöründen firmalar UBİFRANCE’ın organizasyonu ile Türk pazarına giriş için ilk adımlarını attılar. Fransız elçiliğine bağlı olan Türkiye dış ticaret müşavirliği UBIFRANCE Türkiye, İstanbul pazarına girmek isteyen birçok Fransız markasının temsilcilerini, Türkiye’ye getirdi.   Sadece Fransa’da satış noktaları olmayan, dünya çapında yer alan markalar, Türkiye’ pazarını keşfetmek ve kendine uygun ortaklar bulabilmek amacıyla 14-16 Mayıs tarihlerinde İstanbul’a geldiler.   Bazıları köklü geçmişlere sahip olan, bazıları ise nispeten daha yeni kurulmuş olan, çoğu moda sektöründen firmalar UBİFRANCE’ın organizasyonu ile Türk pazarına giriş için ilk adımlarını attılar.   Bebek ve çocukların özellikle iç giyiminde annelerin ilk tercihi, Fransa’yı dünyada temsil eden markalardan biri olan Petit Bateau, satış ağını Ortadoğu’dan Amerika’ya kadar genişleten takı ve parfüm markası Reminiscence, gümüş konusunda uzman olan, tasarım ve sadeliğe önem veren takı markası Clio Blue, 40 yıllık pret-a-porter markası Bruno Saint Hilaire, hem Paris’i hem de güney Fransa’yı temsil eden, deri, ipek, keten, kaşmir malzemelerle özel koleksiyonlara imza atan Escales, modern bir çizgiye sahip olmasına rağmen Fransız tarzını yansıtan ayakkabı ve çantalara imza atan Tila March gibi markalar, bu süreçte Türkiye’de ortak arayan firmalar arasında yer aldı.   Kaynak : http://www.salom.com.tr/newsdetails.asp?id=91325

FRANSIZ MARKALAR GELIYOR

Filiz TURAN - 16-mai-2014 09:15:56
UBIFRANCE Türkiye (Fransız elçiliğine bağlı olan Türkiye Dış Ticaret Müşavirliği) 14-16 Mayıs tarihleri arasında farklı aksesuar ve moda markalarını İstanbul’a getiriyor. Amaçları kısaca Türkiye’yi keşfetmek ve yeni ortaklıklar kurmak. Biz de bu markalar ve onların projeleri  hakkında detaylı bilgi almak için UBIFRANCE Türkiye’nin Moda ve Dekorasyon Dış Ticaret Uzmanı Filiz Turan’la kısa bir sohbet gerçekleştirdik. Röportaj: Gülşah Öztürk Bize kısaca projeyi açıklar mısınız? 14-16 Mayıs arasında Türkiye’de henüz mağazası olmayan sekiz markanın temsilcilerini İstanbul’da ağırlayacağız. Türkiye’de yeni ortaklıklar kurmak ve projeler geliştirmek için, onları buyer’lar ve basınla tanıştıracağız.  Bu girişim için talep markalardan mı geldi yoksa siz mi bir açık tespit ettiniz? Böyle bir organizasyon düzenlemeyi Fransız Ticaret Müşavirliği olarak biz düşündük. Türkiye’de ve özellikle İstanbul’da son yıllarda moda sektörünün hızlı bir şekilde geliştiğine tanık oluyor bunun yurtdışına doğru yansımadığını düşünüyorduk. Biz de, Fransa’nın Türkiye’deki ticari işlerini geliştirmekle yükümlü bir ajans olarak, Fransız moda markalarını Türkiye’nin moda sektörüyle, dinamik ekonomisiyle buluşturmaya karar verdik. Neden 2014 yılını seçtiniz? Aslında bu biraz rastlantı diyebiliriz. Türk tüketicilerin alım gücünün ve modaya olan ilgilerinin son yıllarda artması çok etkili oldu. Türkiye pazarına henüz giriş yapmamış olan; Zapa, Escales, Bruno Saint Hilaire, Pause Café, Clio Blue, Tila March ve yeniden girmek isteyen Petit Bateau ve Reminiscence gibi Fransız markaları için çok uygun bir dönem olduğunu düşündük. Bu sekiz markayı neye göre belirlediniz? Bu moda heyetine dahil olmak için markaların katılım formlarını Nisan ayına kadar göndermeleri gerekiyordu. Gönderimlerin sonrasında organizasyonumuza uygun olup olmadıklarına karar verdik. Türkiye pazarına, tüketicilerin beklentilerine, alışkanlıklarına ve zevklerine uygun olmalarının yanı sıra gerçekten bir katma değerler sağlayacak yapıda olmaları da seçim yaparken bizim için önem taşıyan faktörlerdendi.   Türkiye’de hangisine daha çok ihtiyaç var: ‘Reminiscence’ gibi aksesuar markaları mı yoksa tekstil mi? Aslında gelen bütün markalara ihtiyaç var ama özellikle, çocuk ve erkek markalarında bir eksiklik olduğuna inanıyorum. Bu nedenle, mesela Petit Bateau gibi köklü bir çocuk giyim markasının Türkiye pazarında çok ilgi göreceğine eminim. Sizce Fransızların ve Türk’lerin alışveriş yaparken ortak alışkanlıkları var mı? Bence Türklerin ve Fransızların alışveriş alışkanlıklarında çok büyük farklar ve benzerlikler var. Bunun da kültürel açıklaması bana göre şöyle: Türk tüketiciler biraz “doğuya”, biraz “batıya” ait. Bir yanda gösterişli ve dikkat cekici parçalar giymeyi, öne çıkmayı seviyor ama sade şıklıktan da –özellikle son yıllarda- hoşlanıyor. Fransızlarsa her zaman daha sade olandan yana. Yatırım yapmak istedikleri tek şehir şu an için İstanbul mu? Genel anlamda yatırımcıların kovaladığı şeyin bir pazardaki dinamizm ve ekonominin parlaması olduğu düşünülürse Türkiye’de bu terimlerin modayla en iyi örtüştüğü şehir İstanbul. Tabii markalar Ankara, Bodrum, Gaziantep ya da Kayseri gibi başka şehirlerin de öneminin farkındalar. Markaların temsilcilerinden İstanbul Moda Haftası’na katılanlar olmuş mu? Şu ana kadar İstanbul Moda Haftası’na katılanlar olmamış ama önümüzdeki sezon için mutlaka düşündüklerini, özellikle modaya karşı olan ilgiyi gördükten sonra çok merak ettiklerini söylediler. MARKALAR HAKKINDA KISACA ZAPA: Kadın ve erkeklere yönelik markanın dünyada 35 ülkede şubesi var. www.zapa.fr PETIT BATEAU: Çocuk pijamaları ve iç giyim ürünleriyle işe başlayan şimdiyse buna yetişkin kadın ve erkek koleksiyonlarını da ekleyen markanın 300’den fazla mağazası, 5000’den fazla satış noktası var: www.petit-bateau.com REMINISCENCE: 1970’te kurulmuş takı ve parfüm markasının Amerika, İsviçre, Hollanda ve Orta Doğu ülkelerinde şubeleri var. www.reminiscence.com CLIO BLUE: Gümüş konusunda uzman ünlü takı firması sade ve elegan tasarımlarıyla dikkat çekiyor. www.clioblue.com BRUNO SAINT HILAIRE: 40 yıl önce kurulan hazır giyim markasının Amerika, İsviçre, İngiltere gibi birçok ülkede mağazası var. www.bruno-saint-hilaire.com ESCALES Paris: Saint Tropez ve Paris’i yansıtan tasarımlar yapan marka dünyanın birçok ülkesinden sonra Türkiye’ye de girmek istiyor. www.escales.com TILA MARCH: 2006 yılında piyasaya giren firma tasarımlarını ‘ulaşılabilir lüks’ olarak tanımlıyor. www.tilamarch.com PAUSE CAFÉ: Adı size yanıltmasın, PAUSE da bir tekstil firması ve Fransa’da 80, yurtdışındaysa toplamda 30 ülkede yer alıyor.  www.pausecafe.fr kaynak :elle.com.tr

UBIFRANCE Türkiye’nin (Fransız elçiliğine bağlı olan Türkiye dış ticaret müşavirliği) 14 ve 16 Mayıs 2014 tarihleri arasında birbirinden güzel 8 Fransız moda ve aksesuar markaları İstanbul’a gelecektir

Filiz TURAN - 06-mai-2014 13:33:57
UBIFRANCE Türkiye’nin (Fransız elçiliğine bağlı olan Türkiye dış ticaret müşavirliği) 14 ve 16 Mayıs 2014 tarihleri arasında, düzenleyeceği organizasyon çerçevesinde, birbirinden güzel 8 Fransız moda ve aksesuar markaları İstanbul’a, Türkiye pazarını keşfetmeye ve uygun ortaklıklar bulmak için gelecektir. Bu 8 Fransız moda ve aksesuar markaları Mayıs ayında Türkiye’de bulunacaklardır ve bulunmak istedikleri girişimler ile ilgili olarak Sayın basın mensuplarının sorularını cevaplayacaklardır.   Fransız modası ve zahmetsiz elde edilen stili, çogu zaman taklit edilen ama hiçbir zaman ulaşılamayan bir özellige sahiptir. Bunları keşfetmeye gelin.   Petit Bateau, Zapa, Reminiscence, Clio Blue, Bruno Saint Hilaire, Escales, Tila March ve Pause Café gibi markalarla, Fransız modasını dünya genelinde yerini hala korumaktadır.        Dünya çapında bu ünlü markalar Paris’teki en önemli satış noktalarında yer almakla kalmayıp, Türkiye pazarındaki yerlerini geliştirip, Türkiye’deki potansiyelden yararlanmak istiyorlar.   Mevcut markaların bazıları çok uzun yıllar önce kurulmuş olmasına rağmen yıllar geçtikce kendilerini modern çizgilerle geliştirmeyi başarabilmiş eski ve değerli markalardır. Diğerleri ise daha yeni kurulmuş ama bir o kadar da kendilerini kanıtlamış olan markalardır.   İster tarzlarıyla, öngörülü çizgileriyle ya da inovasyonlu materyalleriyle olsun, bu markalar Fransa’da, moda sektoründe sağlam yerler endinmekle birlikte Fransız kalitesinin ıspatı olmuşlardır.   Fransız moda algısı, tarihi geçmişi ile kendisine uluslararası saygın bir yer edinmiştir. Bunun en büyük göstergesi, dünya çapında örnek alınan ve akıllara kazınan muhteşem Fransız Haute Couture markalarıdır : Saint Laurent, Christian Dior, Chanel gibi... Bu zengin yaratıcı dönemin sonrasında doğan diğer Fransız moda ve aksesuar markaları da Fransız çizgisinden çıkmamak adına en titiz şekilde çalışmışlardır.   Günümüzde moda dünyasının en buyük tasarımcı ve markalarının Fransa kökenli olması da bunun ıspatıdır.   2013 yılında, moda sektöründeki ihracatlar %5.4 artmıştır ve Fransa’nın en önemli müşterileri arasında : Çin, ABD, Almanya ve İspanya gibi ülkeler yer almakta.   Bunun yanı sıra, sektörde ithalat konusunda da bir artış gözlemleyebiliriz : %2.6.   Tedarikci ülkeler arasında, Türkiye de (%4.8 ile, 2013 yılında %1.5 artış ile) ilk on ülkeye dahil: Çin, İtalya, Fas, Hindistan gibi ülkelerden sonra.   Fransız toplumunun milli mirasinı en güzel şekilde değerlendiren markalar, kaliteden ve kullanılan materyallerden hiç bir zaman ödün vermemişlerdir.   Bu özel teknikler, Fransa’nın prestijli moda okullarında dünyanın dört bir yanından gelen öğrencilere de titizlikle aşılanmaktadır.  
Hakkında
Business France Türkiye bürosu YABANCI PAZARLARDAKİ PARTNERİNİZ BUSINESS FRANCE, sanayi ve ticaret alanlarında faaliyet gösteren, Ekonomi ve Finans Bakanlığı, Dış Ticaret Bakanlığı ve Hazine’ye bağlı kamu kuruluşudur.   MİSYONUMUZ Fransız şirketlerini ihracat girişimlerinde, dış pazarlarda yönlendirmeden iş alımına kadar olan süreçte veya yurtdışında yerleşik hale gelinceye kadar desteklemektir. BUSINESS FRANCE’ın hizmetleri Fransa Devleti tarafından finansal olarak desteklenir. EKİBİMİZ BUSINESS FRANCE’ın tüm dünyada KOBİ’lerin ihracatını desteklemekle görevli farklı kültürlerden uluslararası tecrübeye sahip 1 400 çalışanı vardır. Fransa’da: • Meslek ekipleri: Sektörel sorumlular, hukuki sorumlular, V.I.E (yurtdışına çalışmaya giden Fransız vatandaşı genç adaylar) sorumluları... • 6 adet bölgesel BUSINESS FRANCE m&uum

Devami

    
    You Buy France 

    

    Rail industry 

   

    Vivapolis  

   

    Healthindustry

   

    Axema

          
   
Facebook
Basın alanı ve medya galeri